Devalüasyon Nedir?

Devalüasyon bir ülke para biriminin, ülkenin ekonomik çıkarlarını gözetmek amacı güderek devlet müdahalesi yolu ile değerinin düşürülmesi anlamına gelir. Buna ülkemizde kur ayarlaması da denilmektedir. Bazı devletlerce kullanılan bir para politikasıdır. Geçtiğimiz yıllar içerisinde Türkiye'de de bir çok defa devalüasyon yapılmıştır. Bu para politikasına sahip ülkelerin yarı sabit kur ya da sabit kur rejimine sahip olduklarını da ifade etmekte fayda var. Genel bir tanımlama yapacak olursak eğer, bir ülkenin sahip olduğu para biriminin, diğer ülkelerin para birimi karşısındaki değerinin düşürülmesi eylemine verilen ad olarak da tanımı yapılabilir. Bu şekilde ülke para biriminin değerini düşürerek ihracatı arttırarak ticaret açığını kapama düşüncesi ile gerçekleştirilmektedir.

Devalüasyonun yönetim birimi ise an itibarıyla aktif olarak yer alan hükümet ya da merkez bankasıdır. Devalüasyon yapmak için birçok neden karşımıza çıkıyor ve bu nedenlerden bir tanesi de ticarette meydana gelen açığı kısa süre kapatabilmektir. Para biriminin düşürülmesi ya da para birimine değer kaybettirilmesi ile birlikte ihracat çok daha ucuz bir hal alıyor ve bu da küresel ticarette o ülkenin daha kolay bir şekilde rekabet edebilmesine yardımcı oluyor. 

Devalüasyonun Doğru Bir Şekilde Değerlendirilmesi

Devalüasyon çalışması genellikle hükümetlerin ya da merkez bankalarının zor durumda kaldıkları anda başvurdukları bir eylemdir. Bunun dışında aksi bir durumda devalüasyon yapmak fayda sağlamayabilir. Arz ve talep esneklik payını da göz önünde bulundurarak harekete geçmek gerekiyor ve tüm bunlara rağmen her şeyin eksiksiz bir şekilde yerine getirilmesi durumu da kimi zaman devalüasyonun olumsuz etkilerinin önüne geçemiyor. Bu eylem karşılığında dış borcu da arttırmayı göze almış oluyorsunuz ve dövizle ödenecek borcun takibi yapılmadığı takdirde büyük sıkıntılar yaşanabiliyor.

Ülkeler neden devalüasyon yapar, yani bir ülke kendi para biriminin neden düşük değere sahip olmasını ister diye insanlar tarafından sorulmaktadır. Bu durumun yani ülkelerin para birimine müdahale ederek devalüe etmesinin belli başlı sebepleri vardır. Bu sebepleri kısaca toplayacak olursak şu şekilde bir sıralama yapabiliriz.

Devalüasyonun Nedenleri

  • İhracatı Arttırmak, İhracat Yapmak İsteyenlere Yeni Fırsatlar Sunmak
  • Döviz Kuru Yükseltilerek İthalatı Azaltmak
  • İhracatta artış, ithalatta ise azalış meydana getirerek dış ticaret açığını kapamak
  • Üretilen yerli malları ucuzlatarak yabancı yatırımcıya uygun fiyata daha fazla mal ve hızmet satımı gerçekleştirmek

devalüasyon nedir

Türkiye'de Yaşanan Devalüasyonlar

Türkiye'de ilk devalüasyon 7 Eylül 1946 tarihinde gerçekleştirilmiştir. Bu dönemde 1 dolar 1,32 liradan fiyatlanırken ypılan devlet mudahalesi ile 1 dolar 2,82 liraya yükseltilmiştir.

Türkiye'de yaşanan ikinci devalüasyon ise 4 Ağustos 1958 tarihinde gerçekleştirilmiştir. Kore Savaşının oluşturduğu etkileri üzerinden atmaya çalışan ve bu dönemde ekonomik buhrandan kurtulmak isteyen Türkiye parasını devalüe ederek kurtulma yoluna gitmiştir. Ayrıca bu dönemde ithalatta ek olarak  620 kuruş tahsil edilmiş, yani bir dolar 280 kuruştan, yaklaşık olarak 900 kuruşa yükseltilmiştir.

Yine 10 Ağustos 1970 yılında yapılan devalüasyon ile Türk Lirası %70 oranında değer kaybına uğratılmıştır. 1970 yılı ile 1980 yılı aralığında çeşitli şekilde devalüe işlemleri gerçekleştirilmeye devam etmiştir.

24 Ocak 1980 yılında ise oldukça popüler olan 24 ocak kararları ile birlikte doların fiyatı Türk Lirası karşısında yaklaşık olarak %50 değer kazanmıştır. Bu dönemden sonra da devalüasyonlar Türkiye gündeminde kalmaya devam etmiştir.

Türkiye'de yaşanan devalüasyonlardan bir diğeri ise  5 Nisan 1994 tarihinde gerçekleşmiştir. Bu dönemde bir krizin başlangıcı olan 1994 yılında, Türkiye'nin verdiği cari açık oldukça yükselmiş ve kamu açığı da artmıştır. Yaşanan makro ekonomik dengesizliklerin de baş göstermesi ile birlikte devalüasyon yoluna gitmeyi tercih eden Türkiye'de o dönemde döviz rezervleri de oldukça gerilemiş ve dış borçlar ise ciddi anlamda artmıştı. Enflasyon oranlarının ise 3 haneli rakamları gördüğü 1994 yılı ülke açısından pek de iç açıcı geçmeyen bir yıl olmuş ve devalüasyon kaçınılmaz hale gelmişti. 

Türkiye tarihinde yaşanan son devalüasyon ise 2001 krizi üzerine gerçekleştirilmiştir. Büyük Çöküş olarak adlandırılan bu dönemde cari açık yükselmiş, dış borçlar kontrol edilemez hale gelmiştir. Ülkede yaşanan sermaye çıkışları ile birlikte zor duruma düşen bankacılık sektörünü toparlamayı amaçlayan hükümet yine Türk Lirasını devalüe etme yoluna gitmiştir.